House of Zij, Doğum Haritası, Tarot, Kahve Falı, Numeroloji ve Astroloji

Yükleniyor...

Oyunun kökeni

Hafıza dizisi, hatırlamanın oyunu

Hafıza dizisi, hatırlamanın oyunu

Bir diziyi izleyip aynen tekrarlamak, oyunların belki de en saf hâli. Bu fikrin edebiyattaki ünlü bir öncüsü Kim oyunudur: Rudyard Kipling'in 1901 tarihli Kim romanında bir tepside dizili eşyalar bir an gösterilir, sonra örtülür, ve oyuncu hatırladıklarını sayar. İngiliz casusları bile hafızalarını bununla çalıştırırdı denir. Görmek bir şey, gördüğünü içeride tutabilmek bambaşka bir yetenek.

1978'de bu eski fikir parlak bir biçim kazandı: Simon adlı elektronik oyun çıktı. Renkli ışıklar belli bir sırayla yanar, bir ses çıkarır, oyuncu diziyi tekrarlardı. Her turda dizi bir adım uzar, ta ki hafıza tökezleyene kadar. Yuvarlak, dört renkli o nesne bir kuşağın simgesi oldu. Ama özü Kipling'in tepsisinden farksızdı: dikkatle bak, sakince tut, doğru sırayla geri ver.

House of Zij'de ışıkların yerini kadim semboller aldı. Sana bir dizi gösterilir, sönerek kaybolur, ve sen onu hafızandan yeniden kurarsın. Bu oyun astrolojinin sessiz bir alışkanlığını anımsatır: gökyüzü desenlerini önce ezberlersin, sonra onları içinde taşırsın. Eski gökbilimciler de aynısını yaptı, takımyıldızların yerini, gezegenlerin sırasını bellekte tuttular. Hatırlamak, bilmenin en eski biçimidir.

Görmek bir şey, gördüğünü içeride tutabilmek bambaşka bir yetenek.