House of Zij, Doğum Haritası, Tarot, Kahve Falı, Numeroloji ve Astroloji

Anubis, Ölüm rehberi, mumyalama, terazi
Mythos · Mısır

Anubis

Anpu (Mısır) · Hermanubis (Helenistik)

Kapıda durmaz, eşikte durur. Anubis, geçişin yargılayan değil eşlik eden bir yüzü olduğunu söyler.

PlütonSatürnAkrepOğlak

Ölüm rehberi, mumyalama, terazi

Arketip: Eşiklerin yol göstericisi

Ücretsiz dinleme

Çakal başlı, Mısır'ın eşik tanrısı

Anubis'in Mısırca adı Inpu ya da Anpu idi; Yunanlılar onu Anubis olarak yazdı. En sık çakal başlı bir adam olarak ya da bir çakal olarak tasvir edildi. Bu hayvan seçimi rastlantı değildi.

Mısır'da çakallar çöllerin kenarındaki mezarlıkların etrafında dolaşan hayvanlardı; gece yarısı, mezarların yakınında onların seslerini duymak Mısırlı için ölüm dünyasının bir yankısıydı.

Ama Mısırlı bu hayvanı korkulacak değil, anlaşılacak bir varlık olarak gördü. Çakal mezarlığın etrafındaydı, evet, ama tam da bu yüzden ölülerin yanı başındaydı. Anubis'in tanrı olarak işlevi de aynıydı.

O çürümeden korkulması gereken bir figür değil, çürüme ile dirim arasındaki eşiğin bilgesiydi. Anubis ölümün kapısında değildi; ölümün eşiğindeydi, oradaki geçişi tanıyan tanrıydı.

Erken Eski Krallık döneminde, Osiris kültü yaygınlaşmadan önce, Anubis ölüler dünyasının baş tanrısı sayılıyordu. Piramit Metinleri'nde firavunun yeraltına geçişine eşlik eden tanrı odur. Sonra Osiris yükselince Anubis ona ikinci bir konumda eşlik etti, ama hiçbir zaman onun yerini kaybetmedi.

Anubis, sembolik amblem

İlk mumyalama, Osiris'in bedeni üzerinde

Mısır mitolojisinin en güzel sahnelerinden biri Anubis'in elinde geçer. Set, Osiris'in bedenini on dört parçaya ayırdığında ve parçalar Mısır'a dağıldığında, Isis ile Nephthys her parçayı topladı. Ama parçalar bir aradayken bile artık bir ceset, çürüyebilir bir şeydi. İşte bu noktada Anubis devreye girdi.

Mit, mumyalama sanatının Anubis tarafından icat edildiğini, ilk uygulamasının da Osiris'in bedeni üzerinde olduğunu söyler. Tabut Metinleri'nde Anubis, Osiris'in derisini doğal bezirle ovduğu, organlarını kavanozlara yerleştirdiği, bedeni keten şeritlerle sardığı bir koreografi içinde anılır. Bu, çürümenin durdurulduğu, bedenin sonsuzluk için hazırlandığı bir törendir.

Anubis'in bu dokunuşundan sonra Isis kanat çırpıp nefes verdiğinde Osiris geri döndü.

Tarihsel pratikte Mısırlı mumyalayıcılar, çalışırken çoğu kez Anubis maskesi takardı. Yani sanat icra edilirken Anubis somut olarak orada hazır bulunmuş sayılırdı. Mumyalama bir tıbbi işlem değil, bir dini ritüeldi; her hareket, her sargı, tanrının kendi elleriyle yapmış olduğu sırayı tekrar ediyordu. Bedeni hazırlamak, ona ölüm sonrasında bir form vermekti.

Kalbin tartılması, ve tanık olmak

Ölüler Kitabı'nın 125. bölümü, Mısır dini düşüncesinin en olgun ifadesidir. Burada ölen kişi Osiris'in salonunun önüne getirilir. Salonda bir terazi vardır. Bir kefeye ölünün kalbi, diğerine Maat'ın hakikat tüyü konur. Tartıyı işleten kişi Anubis'tir.

Hikayenin bu noktasında dikkat çekici bir şey vardır. Anubis bir yargıç değildir. O kararı vermez.

O sadece terazinin doğru çalıştığını, tartının adil yapıldığını sağlar. Sonucu Thoth bir köşede papirüse not eder. Kararı Osiris ve onun otuz iki yargıçtan oluşan kurulu verir.

Anubis'in işi tanık olmaktır, tartım yapmaktır, eşlik etmektir, ama hüküm vermek değildir.

Bu rol modern okumalar için son derece önemlidir. Mısırlı, ölümün öğreticisi olarak yargılayan değil, eşlik eden bir tanrıyı seçti. Kişi geçmişiyle yüzleşir, kalbinin ağırlığını görür, ama yanında çakal başlı bir refakatçi vardır.

O refakatçi yorum yapmaz, suçlamaz, övmez. Sadece doğru tartılmasını sağlar. Eğer kalp hafifse, kişi Osiris'in yeşil tarlalarına geçer.

Eğer ağırsa, Ammit denilen yaratık tarafından yenilir. Ama Anubis bu sonucun verici değil, gözeticisidir.

Geçişlerde yalnız değiliz

Anubis bugün bize ne söyler? Modern düşüncede çakal başlı tanrı sık sık korkutucu bir figür olarak resmedilir; bu yanlış bir okumadır. Antik Mısırlı için Anubis korkulan değil, güvenilen bir tanrıydı. O olmadan ölü yalnızdı; o vardı ki geçiş düzenliydi.

İçimizdeki Anubis, eşik anlarına eşlik eden bir bilgeliktir. Hayatta sık sık eşiklerden geçeriz: bir ilişkinin sonu, bir işin bitmesi, bir kimliğin geride bırakılması, bir yasın kabulü. Bu eşiklerde duyduğumuz korku çoğu zaman yalnız olduğumuzu hissetmekten gelir.

Anubis'in mesajı şudur: bu geçişlerde yalnız değilsin, ve geçişin kendisi seni yargılayan bir şey değil, sana eşlik eden bir bilgeliktir.

Bu mit aynı zamanda kalbin ağırlığını dürüstçe tartmayı öğretir. Ne kendine inkâr ederek "kalbim hafif" demek, ne de gereksiz suçlulukla "kalbim taşıyamayacak kadar ağır" demek. Sadece terazinin önüne durup gerçek ağırlığa bakmak.

Anubis'in maskesini taktığında Mısırlı mumyalayıcı, yargılamayan bir gözle ölüye bakıyordu. Biz de hayatımızın eşiklerinde kendimize aynı gözle bakabiliriz: yargılamayan, ama hassas, ama dürüst. Anubis korkutmaz, sadece eşlik eder.

İçindeki ses

Bitişlerin onurlu rehberi. Bir şeyi gerçekten gömebilme, hak ettiği törenle uğurlayabilme kapasitesinin arketipi. Modern psikolojide yas işleminin koruyucusudur.

Semboller
çakal başıterazisargı bezleriimenti tacı
"Bu kalp doğru tüy kadar hafiftir." Ölüler Kitabı, kalp tartım sahnesi, Bölüm 125.

Kaynaklar: Piramit Metinleri · Tabut Metinleri · Ölüler Kitabı, Bölüm 125 (Kalbin Tartılması) · Plutarkhos, Isis ve Osiris Üzerine · Mısır mumyalama papirüsü (Boulaq 18)

Paylaş
Hypatia

Bu okuma hakkında soru sorabilirsin

Hypatia (Bilge Astrolog) Anubis hakkında sorularını yanıtlar