House of Zij, Doğum Haritası, Tarot, Kahve Falı, Numeroloji ve Astroloji

Devi, Ulu ana, tüm tanrıçaların özü, Şakti
Mythos · Vedik

Devi

Mahadevi · Şakti · Adi Parashakti

Tek bir tanrıça değil, tüm tanrıçaların aynı kökü. Devi, kozmosun dişil enerjisi Şakti'nin adıdır.

GüneşAyVenüsAslanYengeç

Ulu ana, tüm tanrıçaların özü, Şakti

Arketip: Bütün dişil ilkenin özü

Ücretsiz dinleme

Vedik kökten Devi Mahatmya'nın doğuşuna

Devi sözcüğü Sanskritçede sadece "tanrıça" demektir. Ama Hint geleneğinde Devi sıradan bir kelime değil; tüm dişil tanrıçaların ortak kökü, kozmik dişil enerjinin adıdır. Onun bir başka adı Şakti'dir: "güç" anlamına gelen bir sözcük, ama daha derin okuduğunda "etkin olan, hareket ettiren, biçim veren" demek.

Şiva'nın hareketsiz bilinciyle Şakti'nin etkin gücü, kozmosun iki kutbu sayılır. Biri olmadan öteki ne durabilir ne hareket edebilir.

Vedik dönemde dişil tanrıçalar dağınık bir biçimde belirir: Usha (şafak), Prithvi (yer), Sarasvati (nehir ve söz), Aditi (annelerin annesi). Atharva Veda'da Bhumi Sukta diye bilinen büyük bir ilahi vardır ve orada Yer Ana'ya, yani Prithvi'ye seslenilir; bu ilahi dünya çapında bir ekoloji metni gibi okunabilir. Vedik Aditi ise "sınırsız olan" demektir; tüm tanrıların annesidir, kendisinden tanrılar doğmuştur.

Ama dişil enerjinin tek bir tanrıça figüründe toplanması Markandeya Purana'nın yedi yüz mısralık metni Devi Mahatmya ile olur. Yaklaşık altıncı yüzyıla tarihlenen bu metin, üç kozmik krizi anlatır ve her üçünde de aynı tanrıçanın farklı bir hale girerek dengeyi geri kurduğunu söyler. Burada bir teolojik dönüşüm vardır: artık tek bir Yüce Tanrıça vardır ve diğer tüm tanrıçalar onun farklı yüzleridir.

Şakta gelenek, Hint dinlerinin Şivacı ve Vişnucu kollarının yanında üçüncü büyük dal olarak böyle doğar.

Devi, sembolik amblem

Mahişasura ve Durga'nın doğuşu

Devi Mahatmya'nın ikinci ve üçüncü bölümleri, Hint mitolojisinin en güçlü sahnelerinden birini taşır. Manda-bivah, yani manda-buffalo, manda-bufalo anlamına gelen Mahişasura adlı bir asura, bütün tanrıları yenmiş ve göğü, yeri, yer altını ele geçirmişti. Kimse onunla baş edemiyordu, çünkü aldığı bir nimet hiçbir erkek tanrı tarafından öldürülemeyeceğini söylüyordu.

Tanrılar bir araya geldi. Üç büyükleri, Brahma, Vişnu ve Şiva, öyle bir öfkeye kapıldılar ki ağızlarından, alınlarından, ellerinden bir ışık çıktı. Diğer tanrıların da ışıkları o ışığa katıldı.

Tüm bu ışıklar bir araya geldi ve ortasında bir tanrıça aldı. Yüzü Şiva'dan, omuzları Vişnu'dan, kolları farklı tanrılardan, her organı bir başka tanrının lütfundan oluşmuştu. Her tanrı ona kendi silahını verdi.

Trisula Şiva'dan, çakra Vişnu'dan, vajra Indra'dan, yay ve okları diğerlerinden. Bir aslan da binişi olarak ona sunuldu.

Bu tanrıça Durga'ydı. Adı "ulaşılması zor" demektir; bir kale gibi sağlamlığa işaret eder. Mahişasura ile savaşı dokuz gün dokuz gece sürdü. Her gün Mahişasura bir başka biçime girdi; bufaloya, aslana, fil-savaşçısına. Dokuzuncu gün Durga onun kalbine trisulayı sapladı ve denge geri geldi.

Bu hikaye Navaratri'nin temelidir. Yılda iki kez kutlanan "dokuz gece"de Durga'nın dokuz hali (Navadurga) anılır: Shailaputri, Brahmacharini, Chandraghanta, Kushmanda, Skandamata, Katyayini, Kalaratri, Mahagauri, Siddhidatri. Her gece bir hale adanır.

Onuncu gün Vijayadasami, yani Dussehra, zaferin kutlandığı gündür. Mitin söylediği şey önemlidir: kozmik dengeyi tek bir tanrı kuramazdı; sadece tüm tanrıların lütfunun birleşmesinden doğan bir dişil güç bunu yapabilirdi. Devi, parçaların birleşmesinin adıdır.

Şakti Pithalar, Lalita Sahasranama ve üç büyük yol

Devi tek bir tapım yerine sığmaz. Tüm Hindistan boyunca onun farklı halleri için tapınaklar vardır ve bunların elli iki tanesi özel olarak Şakti Pitha olarak bilinir. Daha önce Sati hikayesinde anlattığımız gibi, Sati'nin yanmış bedeninin parçaları yere düştüğünde, düştüğü her yer bir tapınak oldu.

Kalighat (Kalkata, Sati'nin ayak parmağı), Kamakhya (Assam, Sati'nin yoni'si), Hingalaj (Pakistan, başı), Shankari Devi (Sri Lanka, kasığı). Bu coğrafya, Devi'nin tek bir merkeze değil, kıtaya yayılmış bir varlık olduğunu söyler.

Şakta geleneğin en derin metinlerinden biri Lalita Sahasranama'dır, yani "Lalita'nın bin adı". Lalita Tripura Sundari, Şakta geleneğin Yüce Tanrıçası'dır ve bu metin onu bin farklı isimle çağırır: kimi zaman büyük annedir, kimi zaman küçücük bir kızdır, kimi zaman aşkın ışıltısı, kimi zaman ölümün eşiği. Bin isim, tek bir varlığın sığmazlığına işaret eder.

Şakta gelenek üç büyük yola ayrılır. Birincisi Samaya yoludur; tanrıça içeride, kalbin merkezinde aranır, dışsal ritüel azaltılır. İkincisi Dakshina yoludur; "sağ-el yolu", daha geleneksel, tapınak ve mantra merkezli.

Üçüncüsü Vama yoludur; "sol-el yolu", tabu sayılan şeylerin bilinçle dönüştürüldüğü, daha gizli bir gelenek. Üçü de aynı tanrıçayı çağırır, sadece farklı kapılardan.

Onun en güçlü mantrası "Om Aim Hreem Kleem Chamundaye Vichche"dir; bu Devi Mahatmya'nın anahtar mantrasıdır. Sri Yantra ise onun geometrik formudur: dokuz iç içe geçmiş üçgenden oluşan bir simge; beşi aşağı doğru bakar (Şakti), dördü yukarı (Şiva); kozmosun her şeyi onun içinden doğan dişil ve eril prensiplerin dansıdır.

İçindeki Şakti'yi tanımak

Devi bugüne ne söyler? Astrolojide tek bir gezegen onun karşılığı değildir; çünkü o, gezegenlerin arkasındaki canlı dokudur. Ay'da içsel duyguyu, Venüs'te değeri ve güzelliği, Mars'ta etkin gücü, Plüton'da dönüştürücüyü hisseder gibi, Devi bütün bu enerjilerin arkasındaki tek dişil prensibin adıdır.

İçimizdeki Devi, kendi içsel gücümüzü tanıma kapasitesidir. Burada "güç" toplumsal bir başarı, dışsal bir hakimiyet değil; içeride hep var olan, hareket ettiren, biçim veren akıştır. Bir nefesin sonuna kadar verilmesinde, bir çocuğun dünyaya gelmesinde, bir cümlenin uygun yere oturmasında, bir mevsimin dönmesinde aynı Şakti çalışıyor.

Hint geleneği bu enerjinin özellikle dişil ama yalnızca kadınlara ait olmadığını söyler. Devi her bedende mevcuttur; sadece kimisinde daha açık, kimisinde daha örtüktür.

Şakta gelenek bir şey yapar ki bu çok değerlidir: tanrıçayı hem dışarıda hem içeride tanır. Bir tapınakta lotuslu bir tanrıçanın önünde durabilirsin, ama gelenek seninle "o tanrıça aynı zamanda senin içinde" diye konuşur. Lalita Sahasranama'nın bir mısrası buna açıkça işaret eder: tanrıça, aramanın hedefi değil, arayanın kendisidir.

Devi'nin gölgesi nedir? Onu sadece dışarıda aramak, sadece dişil bedenlere atfetmek, ya da Şakti'yi sertlikle karıştırmak. Gerçek Şakti yumuşaklığı dışlamaz; çünkü en akıcı su, en sert taşı bile aşar.

Mitin dersi incelikli: kendi gücünü tanımak, kimseyle yarışmak değil, kendi içinden akmaya izin vermektir. Devi sana bir şey vermez. Senin zaten taşıdığını hatırlatır.

İçindeki ses

Tek bir tanrıçada toplanan tüm dişil arketiplerin kaynağı. Anne, savaşçı, bilge, sevgili, tek bedende. Modern okumada bütünleşmiş dişil bilincin sesidir.

Semboller
aslançok kollu bedenkırmızı sariüç gözlü taç
"Ben her şeyim, ben yaratırım, korurum, dönüştürürüm. Tüm tanrıçalar benim tek bir yüzümdür." Devi Mahatmya, Bölüm 11.

Kaynaklar: Markandeya Purana, Devi Mahatmya · Atharva Veda, Bhumi Sukta · Rig Veda (Aditi ve Usha ilahileri) · Lalita Sahasranama · Devi Bhagavata Purana · Brahmanda Purana (Lalitopakhyana)

Paylaş
Hypatia

Bu okuma hakkında soru sorabilirsin

Hypatia (Bilge Astrolog) Devi hakkında sorularını yanıtlar