House of Zij, Doğum Haritası, Tarot, Kahve Falı, Numeroloji ve Astroloji

Gilgameş, Krallık, dostluk, ölümlülük arayışı
Mythos · Mezopotamya

Gilgameş

Bilgames (Sümer) · Uruk Kralı

Üçte ikisi tanrı, üçte biri insan olarak doğdu. Gılgamış ölümlü olduğunu kabul ettiği gün ilk kez gerçekten kral oldu.

GüneşMarsAslanKoç

Krallık, dostluk, ölümlülük arayışı

Arketip: Ölümlülüğüyle yüzleşen kahraman

Ücretsiz dinleme

Uruk'un kralı, surların yapıcısı

Gılgamış Sümerce'de Bilgames olarak geçer; Akkadlar onu Gilgameš yaptı, biz Türkçe'de Gılgamış diyoruz. Sümer kral listesine göre Uruk'un beşinci kralıydı, MÖ 2700 civarında yaşamış sayılır. Bu yüzden o kısmen tarihsel bir figürdür, kısmen efsane. Etrafına dolanan destan ise her ikisinden de büyüdü.

Gılgamış Destanı'nın bize ulaşan en eksiksiz hali Standart Babil versiyonudur. MÖ 13. ya da 12.

yüzyılda yaşamış Babilli bir kâtip olan Sin-leqi-unninni tarafından on iki tablet halinde derlenmiştir; onun adı destanın açılışında geçer, bu da onu adıyla bilinen ilk destan editörü yapar. Daha eski Eski Babil tabletleri, Pennsylvania ve Yale müzelerinde duran versiyonlar, MÖ 18. yüzyıla iner.

Ondan da öncesinde "Bilgames ve Huwawa," "Bilgames ve Cennetin Boğası," "Bilgames'in Ölümü" gibi ayrı Sümer şiirleri vardır. Yani destan tek bir oturumda yazılmadı, bin yıl boyunca büyüdü.

Açılış satırları Uruk'u tanıtır. " Uruk'un surları onun eseridir; her okuru o surların üzerine çıkmaya, fırınlanmış tuğlalara dokunmaya davet eder. Destan kendi tabletini de aynı tabloya yerleştirir; surun kapısının yanında, lapis lazuli bir kutuda saklanır onun hikayesi.

Bu kendine bilinçli bir tarihtir, edebiyatın en eski örneklerinden.

Gilgameş, sembolik amblem

Enkidu ile başlayan ve onunla biten

Hikayenin başında Gılgamış üçte iki tanrı, üçte bir insandır. Annesi tanrıça Ninsun, babası Lugalbanda. Bu fazla tanrılık ona huzur vermez, tam tersi.

Uruk halkına o kadar yüklenir ki, gençleri zorla çalıştırır, gelinleri zorla yatağına çağırır, kentin canı çıkar. Halk tanrılara yakarır.

Aruru çamurdan Enkidu'yu biçimlendirir. Enkidu vahşi olarak yaşar, bedeninin her yeri kıllı, kuzgun rüzgarlarla beslenir, gazel sürüleriyle koşar. Bir avcı onu görür ve Uruk'a haber verir.

Şamhat adında bir tapınak rahibesi gönderilir. Şamhat'ın ona yedi gün yedi gece eşlik etmesinden sonra Enkidu artık eskisi gibi değildir. Hayvanlar ondan kaçar, ama o şimdi insan dilini anlar, akıl ve duygu kazanmıştır.

Şamhat ona Uruk'tan, oradaki çekişmeden bahseder.

Enkidu kente gider, Gılgamış'la kapışır, kendine has güreşten sonra ikisi de birbirinin gücünü tanır. O an arkadaş olurlar, sonraki tabletler dostluğun nasıl genişleyip derinleştiğini anlatır. Birlikte Sedir Ormanı'na giderler, Huwawa adındaki dev koruyucuyu yenerler.

Inanna Gılgamış'a evlenme teklif eder, reddedilir, Cennetin Boğası saldırır, ikili onu da yener. Tanrılar bu kibri cezasız bırakmaz. Bir karar verirler: ikiden biri ölmeli.

Enkidu yatağa düşer, on iki gün boyunca eriyerek ölür.

İşte destan burada eski bir kahramanlık hikayesinden başka bir şeye dönüşür. Gılgamış yas tutar ve yas içinde ilk kez ölümü tanır. Kendi ölümlüğü kapıyı çalar.

Utnapiştim, hayat otu ve yılan

Gılgamış Enkidu'nun bedeninin yanından ayrılmaz, ta ki bir kurt cesedin burnundan düşene kadar. O an dağılır. Aslan postu giyer, saçını uzatır, çöllere düşer.

Kral değil, yalnız bir yas tutan olarak yola çıkar. Hedefi tek bir kişidir: Utnapiştim. Mezopotamya'nın Nuh'una karşılık gelen bu yaşlı bilge, büyük tufandan kurtulduğu için tanrılar tarafından ölümsüzlük armağanıyla onurlandırılmıştır.

Yeryüzünün en uzak yerinde, suların ötesinde yaşar.

Gılgamış dağ geçitlerinden, akrep adamların korudugu güneşin doğduğu kapıdan geçer, on iki çift saatlik kapkaranlık bir tüneli koşarak aşar. Tanrıların bahçesine ulaşır, orada her dalı bir mücevher olan ağaçların yanından geçer. Deniz kıyısında meyhaneci Şiduri ile karşılaşır.

Şiduri ona şunu söyler, ki bu Eski Babil versiyonunda destanın belki en güzel pasajıdır: "Gılgamış, nereye koşuyorsun? Aradığın hayatı bulamayacaksın. Tanrılar insanı yarattığında, ölümü insana ayırdılar, hayatı kendileri için tuttular.

Sen karnını doyur, gündüzünü gözden geçir, geceni neşeli geçir, her gün şenlik yap. Temiz giysiler giy, başını yıka, suyla durulan. Kucağındaki çocuğa bak, kollarındaki eşi mutlu et.

Gılgamış dinlemez. Suları geçer, Utnapiştim'e ulaşır. Yaşlı adam ona tufan hikayesini anlatır, Enki'nin onu uyardığını, gemiyi nasıl yaptığını, suların yedi gün yedi gece nasıl yıkadığını söyler.

Sonunda Gılgamış'a bir sınav verir, altı gün yedi gece uyanık kal. Gılgamış uyuyakalır. " Gılgamış dalar, otu söker.

Geri dönüş yolunda dinlenmek için göl başında durur. Sular tatlıdır, yıkanır. Tam o sırada bir yılan otun kokusunu alır, otu yutar ve gözünün önünde derisini değiştirir, gençleşir.

Yılan ölümsüzlüğü değil, yenilenmeyi kapar.

Surlar geri kalan

Gılgamış eli boş döner. Ama bambaşka biri olarak döner. Destan kapanışını açılışla aynı şekilde yapar, surlara döner.

Sin-leqi-unninni şöyle yazar: "Çık, Uruk'un surlarına çık, üzerinde yürü. Temelini incele, fırınlanmış tuğlasına dokun. Onun tuğlası fırınlanmış tuğla değil mi?

" Hikaye bir kahramanın ölümsüzlük arayışıyla başlar, geriye bir kentin surları kalır.

Bu küçük hareket destanın aklını verir. Gılgamış kendi bedeniyle sonsuz yaşamayı bulamadı. Ama Uruk'un duvarları hâlâ orada duruyor. Onun bıraktığı kent, üzerinde yürüdüğü tuğlalar, ona ait olan halk; bunlar bir başka tür sürekliliktir. Mezopotamyalı için ölümsüzlük tanrıların alanıdır. İnsana düşen şey iz bırakmaktır.

Gılgamış bugüne ne söyler? İçimizdeki Gılgamış, yaşadığımızı reddetmeyi öğrenir. Önce kendimizi sonsuz sanırız, sonra bir kayıp gelir, kapı çalınır.

Yas bizi büyütür, eğer izin verirsek. Modern bir okumada destan iki şeyi birden öğretir. Birincisi, gerçek dostluk dönüştürür, Enkidu olmadan Gılgamış kentini dert eden bir tirandı, Enkidu ile ölümün kendisini düşünebilen bir insan oldu.

İkincisi, ölümlü olduğumuzu kabul etmek bizi tutsak etmez, tam tersine bizi serbest bırakır. Şiduri'nin sözü Babilliden bize miras kalan en sade bilgeliktir: kucağındaki çocuğa bak, kollarındaki eşi mutlu et, bugünü gözden geçir. Surlar bunun için yapılır.

İçindeki ses

İnsani büyümenin, kayıp ve kabul üzerinden olgunlaşmanın arketipi. Sonsuz olmayacağını öğrendiğinde gerçekten yaşamayı öğrenen kahraman. Modern okumada midlife crisis ve kabul süreçlerinin sesidir.

Semboller
arslansedir baltasıhayat otutablet
"Her şeyi gören, her şeyi bilen, derinin sırrını öğrenen, yorulduğunda bu hikâyeyi taşa kazıdı." Gılgamış Destanı, Tablet I, açılış.

Kaynaklar: Gılgamış Destanı, Standart Babil versiyonu (Sin-leqi-unninni, Tablet I-XII) · Eski Babil Gılgamış tabletleri (Pennsylvania ve Yale) · Sümer şiirleri: Bilgames ve Huwawa, Bilgames ve Cennetin Boğası, Bilgames'in Ölümü · Sümer kral listesi · Atrahasis Destanı (tufan paraleli)

Paylaş
Hypatia

Bu okuma hakkında soru sorabilirsin

Hypatia (Bilge Astrolog) Gilgameş hakkında sorularını yanıtlar