Anne tanrıça, sihir, koruma
Arketip: Şifa veren ana
Ücretsiz dinleme
Sais'teki peçeli tanrıça
Mısır deltasındaki Sais kentinde, bir tapınağın girişinde şu yazı duruyordu: "Ben olan, olmuş olan ve olacak olanım. " Plutarkhos bu yazıyı, MS 1. yüzyılda kaleme aldığı "Isis ve Osiris Üzerine" denemesinde aktarır.
O zaten bin yıldan eski bir kültü dışarıdan bakan bir Yunanlının gözüyle anlatıyordu, ama bu tek cümlede tanrıçanın özü ayan beyan görünür.
Isis'in adı, Mısırca Aset ya da Iset olarak telaffuz edilirdi ve "taht" anlamına gelirdi. Tahtın başına oturan kişi onun kucağında oturuyordu. Bu yüzden firavunun hiyeroglif kartuşunda bir taht işareti vardı, çünkü her kral Isis'in oğluydu. Onun başlığı da tahttı, başının üzerinde küçük bir kürsü gibi taşırdı.
Mit onu Nut (gök) ile Geb'in (toprak) çocuğu sayar. Kardeşleri Osiris, Set ve Nephthys idi. Daha anne karnındayken Osiris'i sevdiği söylenir. Sonra olanları anlatabilmek için önce bir cinayetin etrafında dolaşmak gerekiyor.

Dağılmış bedeni toplayan kanat
Plutarkhos'un derlediği hikayeye göre Osiris, Mısır'ın iyi kralıydı. Kardeşi Set ona kıskançlık duydu, bir şölende kurnaz bir oyunla onu bir tabuta hapsetti ve tabutu Nil'e attı. Tabut denize sürüklendi, Byblos kıyısına ulaştı ve orada bir tamarisk ağacının gövdesine sarıldı.
Isis kocasını aramak için yola çıktı. Bir kraliçe gibi değil, saçları kesik, yas tutan bir kadın olarak yürüdü Mısır'ı, sonra Suriye kıyısını. Byblos'ta tabutu buldu, geri getirdi.
Ama Set boş durmadı. Bedeni ele geçirdi ve on dört parçaya böldü, parçaları Mısır'ın dört bir yanına dağıttı. Isis, kız kardeşi Nephthys ile birlikte yeniden yola çıktı.
Her parçayı tek tek topladılar. Tek bir parça eksik kaldı, Nil balıklarının yuttuğu o parça. Isis onun yerine altından bir yedek döktü, beden tamamlandı.
Sonra Isis kanatlarını çırparak ölü kocasının üstüne eğildi ve ona kısa bir nefes verdi. O nefeste Horus döllendi.
Bu hikaye Piramit Metinleri'nde, sonra Tabut Metinleri'nde, ardından Ölüler Kitabı'nda parça parça geçer. Plutarkhos onu bütünleştirerek anlatır, ama özü çok daha eskidir. Isis burada bir eş değil, bir cerrahtır.
Dağılmış olanı toplama, ölü olanı geri çağırma, eksik olanı doldurma kapasitesi onun ellerindedir. Mısırlı için sevmek tam olarak buydu: parçaları geri toplamak.
Ra'nın gizli adını öğrenen bilge
Bir başka mit Isis'i farklı bir açıdan gösterir. Turin papirüsünde geçen bu hikayede Isis, güneş tanrısı Ra'nın gerçek adını öğrenmek ister. Çünkü Mısır düşüncesinde bir varlığın gizli adı, ona hükmetme gücüdür.
Ra çok yaşlanmıştı, ağzından salyalar damlıyordu. Isis o salyayı toprakla karıştırarak bir yılan biçimlendirdi ve yılanı Ra'nın yolunun üstüne koydu. Ra ısırıldı.
Acısı dayanılmazdı.
Hiçbir tanrı onu iyileştiremedi. Isis geldi ve dedi ki, "Seni iyileştirebilirim, ama bana gerçek adını söylemen gerek." Ra önce direndi, sonra acıya dayanamayıp adını ona fısıldadı. O andan sonra Isis, sözlerin gücünü taşıyan tanrıçaydı.
Bu mit onu yalnız ana ve sevgili olmaktan çıkarır. Isis aynı zamanda büyüden, hekimlikten ve gizli bilgiden sorumludur. Mısırlı büyücüler hastalıklarda onun adını çağırırdı. Pek çok şifa formülü "Isis dedi ki" diye başlardı, çünkü onun ağzından çıkan söz tedaviyi taşıyordu.
Philae'den dünyaya, ondan içimize
Isis'in tapımı Mısır'ın güneyinde, Asuan yakınındaki Philae adasında olağanüstü bir tapınakla doruğuna ulaştı. Bu tapınak, MS 6. yüzyılda Bizans imparatoru Justinianus'un emriyle kapatılıncaya kadar antik dünyanın son aktif pagan tapınaklarından biri olarak kaldı. Yani Isis kültü, İskenderiye Kütüphanesi yandıktan sonra bile bin yıl daha devam etti.
Helenistik çağda kültü Mısır sınırlarını aştı. Apuleius'un Altın Eşek romanında, ana karakter sonunda Isis'in gizemlerine kabul edilir ve tanrıça ona görünür; sahne antik edebiyatın en dokunaklı dini metinlerinden biridir. Pompei'de, Roma'da, Londra'da Isis tapınakları kazıldı. Helenistik dünya onu evrensel bir ana figür olarak benimsedi.
Bugün Isis bize ne söyler? İçimizdeki Isis, dağılmış olanı geri toplama yeteneğidir. Bir yas sonrası kendini yeniden bir araya getirmek, bir hayal kırıklığının ardından parçaları toplamak, başkasında kırılan bir şeyi sabırla onarmak.
O bir kurtarıcı değildir, çünkü her parçayı kendi elleriyle aramak zorunda kaldı. Onun mesajı şu: sevgi pasif bir his değil, aktif bir aramadır. Eksik kalan parçanın yerine altından bir karşılık dökebilen bir yaratıcılıktır.
Ve bilgi, eğer gerçekse, soğuk değildir, sevginin başka bir adıdır.
İçindeki ses
Yas, sebat ve sihirsel toparlanmanın arketipi. Parçalanmış olanı sevgiyle birleştirme kapasitesi. Modern okumada kendi yaralı parçalarını derleyen iç anneye işaret eder.
"Ben olmuştum, olanım, olacağım. Hiçbir ölümlü peçemi kaldıramadı." Sais'teki Isis tapınağı yazıtı, Plutarkhos'tan aktarım.
Kaynaklar: Plutarkhos, Isis ve Osiris Üzerine · Ölüler Kitabı (Per em Heru) · Piramit Metinleri · Turin Sihir Papirüsü · Apuleius, Altın Eşek (Metamorphoses) · Heredot, Tarihler II

Bu okuma hakkında soru sorabilirsin
Hypatia (Bilge Astrolog) Isis hakkında sorularını yanıtlar

