House of Zij, Doğum Haritası, Tarot, Kahve Falı, Numeroloji ve Astroloji

Umay Ana, Doğum, çocuk, koruma, dişil bereket
Mythos · Türk-Tengri

Umay Ana

Umai · Mai · Ymay

Bir bebek uyurken gülerse Umay onunla oynuyordur. Umay Ana, doğumun ve korumanın akan dişil ilkesidir.

AyVenüsYengeçBoğa

Doğum, çocuk, koruma, dişil bereket

Arketip: Koruyucu ana

Ücretsiz dinleme

Tengri ile yan yana anılan

Türk mitolojisinin yazılı kaynaklarında bir tanrıçanın adının taşa kazınması nadirdir. Umay'ın adı kazınmıştır. " Tengri ve Umay, kutsal yer ve su, kağanı ve halkı yarlıkadılar, yani onlara onay verdiler.

Sekizinci yüzyılda bir hükümdar, kazandığı zaferi açıklarken ilk iki adı yan yana anıyor: Tengri ve Umay.

Bahaeddin Ögel'in derlemesinde de gösterildiği gibi bu yan yanalık, evlilik değil tamamlamadır. Tengri sınırlanamaz kapsam, Umay ise o kapsam içinden hayatın taze suretine akan ilkedir. Birinin gökyüzü, ötekinin rahim olduğunu söylemek mit dilinde fazla şematik kalır; daha doğrusu Umay, Tengri'nin yarlığının canlı bedene dönüştüğü ara yüzeydir.

Sözcüğün kendisi de bunu söyler. Eski Türkçede umay aynı zamanda kadının doğum sonrası eşine, yani göbek bağıyla bağlı plasentaya verilen addı. Tanrıçanın adı, doğumu mümkün kılan o saklı dokunun adıyla aynı. Mit bir kavramı bir bedene gizler.

Umay Ana, sembolik amblem

Beşiğin başucundaki ana

Halk anlatılarında Umay, kavram olmaktan çıkıp birdenbire yatak başında durur. Altay, Hakas, Tuva ve Kırgız geleneklerinde yeni doğmuş bir çocuğun yanında onun bulunduğu söylenir. Bebek uyurken gülüyorsa Umay onunla oynuyordur. Ağlıyorsa Umay bir an için incinmiştir. Kırk gün boyunca odadan kötü ruhları o kovar.

Anohin'in Altay'da derlediği duaların pek çoğunda Umay'a doğrudan seslenilir: "Umay ana, üç boynuzlu tac sahibi, bebeği koru, eli üzerinde olsun." Üç boynuzlu taç onun özel imgesidir ve çoğu zaman bir kuş figürüyle birlikte anılır. Kuş kanadı, ruhların geliş ve gidiş biçimidir; bir çocuğun ruhu bu kanadın hafifliğinde bedene konar.

Manas destanının bazı versiyonlarında Manas'ın annesi Çıyırdı doğum sancısı çekerken Umay'a yalvarır, kahramanın doğumu onun elinden geçer. Dede Korkut Kitabı'nın Dresden ve Vatikan nüshalarında Umay adı doğrudan geçmez, ama hatun figürlerinin çocuğa kavuşmak için kıldıkları niyaz, "Allah'a el açmadan" önce eski bir reflekse dayanır. Bir anlatıda Dirse Han'ın hatunu doğum için yıllarca yalvarmıştır; mit dili değişmiş, refleks aynı kalmıştır.

Saçaklı tepelerde ve süt veren taşlarda

Umay'ın tapımının kült izleri açık havada kalmıştır. Sibirya'nın güneyinde, Hakasya bozkırında, taşı süt rengi olan kayalara hâlâ küçük bebek bezleri, beşik parçaları, beyaz mendiller bağlanır. Geleneğe göre çocuğu olmayan kadın bu taşa bir parça beyaz keçe asar ve Umay'dan dilekte bulunur.

Eliade, "Şamanizm" çalışmasında bu tip taş ve ağaç kültlerinin doğurganlık ilkesinin kurumsal tapınaktan önceki en eski katmanı olduğunu söyler.

Bir başka kült izi, Anadolu'nun her köşesindeki "saçaklı tepeler"dir. Bir dilek ağacının dallarına bağlanan kumaş parçaları, bir yatırın türbesinde sallanan beşikler, bir bebeğin yedi adımını sayan ninelerin ezgisi. İslam sonrası bu dokuların büyük bir kısmı Fatma Ana, Hızır ya da yerel evliyalarla iç içe geçti.

Ama Bahaeddin Ögel'in dikkat çektiği gibi pratiklerin alt katmanı şaşırtıcı biçimde Umay'a ait kalmıştır: koruyucu kadın enerjisi, beşik etrafındaki dua, çocuğun nazarı için yakılan üzerlik.

Türk dünyasının doğusunda dönüşüm bu kadar kalın değildir. Kırgızistan'da, Altay'da, Tuva Cumhuriyeti'nde Umay hâlâ Umay'dır. Yeni doğan bir çocuğun beşiğine asılan üç boynuzlu küçük figür, bin yıl öncesinin imgesini hiç bozulmadan taşır.

İçimizdeki yumuşak el

Umay Ana bugün bize ne söyler? Astrolojik karşılığı Ay'la Venüs arasında dolaşır; biri içsel beslenmenin, ötekinin değer ve estetiğin yöneticisi olduğu için bu eşleşme doğaldır. Ama mit, gezegen dilinden başka bir şeye işaret eder.

İçimizdeki Umay, kendine ve başka bir cana yumuşak bir el uzatabilme kapasitesidir. Bir çocuğa gösterilen sabır, bir hastaya verilen saat, bir yaranın üzerine konan sessiz dokunuş. Öz-merhamet de bu enerjinin başka bir adıdır: kendi içindeki kırılgan parçaya, henüz biçim almamış olana, hâlâ büyümekte olana karşı sertleşmeden durabilmek.

Gölgesi, yumuşaklığın bir teslimiyete dönüşmesidir. Umay enerjisi dengesini kaybettiğinde her isteği koruma adına onaylar, başkasının ihtiyacını kendi sınırının önüne koyar, anneliği tükenişle karıştırır. Mit ise daha incelikli konuşur.

Yazıtta Umay, Tengri'nin yanında durur, kapsamı bilen bir ilkedir. Korumak, sınırı bilmekten geçer. Yumuşak el, çerçeveyi tanıdığı için yumuşaktır.

İçindeki ses

Doğurganlığın, koruyuculuğun ve içsel beslenmenin arketipi. Bir çocuğun gelişine eşlik eden, doğumdan sonra başucunda kalan dişil enerji. Modern okumada öz-merhamet ve içsel yumuşaklığın sesidir.

Semboller
üç boynuzlu taçgöbek bağıbeşikkuş kanadı
"Tengri Umay, kutsal yer-su, kağanı, milleti yarlıkadılar." Bilge Kağan Yazıtı.

Kaynaklar: Bilge Kağan Yazıtı, kuzey yüzü · Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi · A. V. Anohin, Altay Şaman Duaları Derlemesi · Manas Destanı, Kırgız sözlü gelenek · Dede Korkut Kitabı, Dresden ve Vatikan nüshaları · Mircea Eliade, Şamanizm: İlksel Esrime Teknikleri

Paylaş
Hypatia

Bu okuma hakkında soru sorabilirsin

Hypatia (Bilge Astrolog) Umay Ana hakkında sorularını yanıtlar